
Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – NBC News’te yer alan bilgiye göre, Basra Körfezi ve çevresinde bulunan ABD üsleri, İran tarafından yapılan saldırılarda kamuoyuna açıklanandan çok daha ağır hasarlar aldı. Buna göre İran’ın ABD ordusuna yönelik saldırıları sırasında 7 ülkede 100’den fazla askerî hedef hasar gördü ya da imha oldu. İran, ABD’ye yönelik yaptığı saldırılarda operasyonel tesisleri, lojistik merkezlerini, iletişim ve radar sistemleri gibi kritik unsurları hedef alarak ABD ordusuna maddi anlamda büyük bir hasar verdi. NBC News, ABD’li uzmanlara dayandırdığı haberinde, ABD ordusunun Orta Doğu bölgesinde hasar gören altyapısını onarmaya yönelik çalışmaların maliyetinin 5 milyar doları aşabileceğini ifade etti.

İran, savaş sırasında ABD ordusuna ait çok sayıda askeri üs ve radar sistemini hedef aldı
Amerikan Girişim Enstitüsü’nün (AEI) değerlendirmesine göre İran; savaşın başından bu yana Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Ürdün, Kuveyt, Irak ve Suudi Arabistan dâhil olmak üzere yedi ülkedeki 11 üste 100’den fazla hedefi vurdu. Tahran, gerçekleştirdiği saldırılarda füze ve drone sistemlerini kullanarak ABD ordusu tarafından kullanılan hangarları, depoları, altyapı sistemlerini ve radarları vurdu.
‘İRAN’IN HEDEFLERİ ARASINDA ÇOK SAYIDA UÇAK BULUNUYORDU’
NBC News’te yer alan haberde İran’ın, çeşitli üslerde ABD ordusuna ait farklı tiplerde çok sayıda uçağı da hedef aldığı bilgisi paylaşıldı. Bu uçaklar arasında; ABD ordusu için oldukça stratejik öneme sahip olan ve Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’nde imha edilen E-3G AWACS ile yerde hasar gören KC-135 tanker uçaklarının da bulunduğu belirtildi.

E-3G AWACS, ABD ordusunun elindeki en stratejik sistemlerden biri olarak biliniyordu
Yetkililer, İran saldırısı sonucunda ABD’nin Orta Doğu bölgesinde kullandığı tesislerde oluşan hasarı ‘çok büyük’ olarak tanımladı. Yapılan tespitlere göre İran saldırıları sonucunda Bahreyn’deki ABD Donanması’nın 5. Filo Karargâhı’nda bulunan binalar ciddi hasar aldı. Üssün diğer bölümlerinde de hasarlar olduğu belirtilirken bu hasarların maliyet olarak göze alınabilir olduğu ifade edildi. Tahran tarafından hedef alınan bir diğer yerleşke ise ABD’nin Orta Doğu’da bulunan en büyük üssü olan El Udeid Hava Üssü oldu. Katar’da bulunan yerleşkede bir pist tamamen imha oldu. Kuveyt’teki Ali Al Salem Hava Üssü’nde çok sayıda hangar ve depo hasar gördü. Irak / Erbil’de bulunan askerî üste en az bir mühimmat deposunun imha olduğu belirtilirken Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Al Dhafra Hava Üssü’nde de çok sayıda askerî yerleşke ağır hasar gördü.
İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun saldırılarında ABD ordusunun Orta Doğu bölgesindeki erken uyarı sistemleri de etkilendi. Uzmanlar, çok sayıda radar sisteminin vurulması sonucunda ABD’nin bölgedeki hava savunma ve gözetleme yeteneklerinin kısmen zayıflamış olabileceğini ifade ediyor.
‘İRAN, ABD ÜSSÜNÜ SAVAŞ UÇAĞIYLA VURDU’
ABD’nin Orta Doğu’da zarar gören altyapısına yönelik yapılan çalışmada en dikkat çeken detaylardan birisi ise İran’ın Kuveyt’teki Camp Buehring Üssü’ne savaş uçağıyla hava saldırısı yapması oldu. Buna göre İran ordusuna ait bir F-5 savaş uçağı, ABD üssüne doğrudan saldırarak; uzun yıllardan sonra düşman savaş uçaklarına karşı katmanlı hava savunmasıyla korunan bir ABD tesisine düzenlenen ilk doğrudan saldırıya imza attı. 1960’lı yıllarda ABD tarafından geliştirilen F-5 savaş uçakları, 1979 devrimi öncesi Şah tarafından İran ordusu için satın alınmıştı. İran’ın bu uçakları günümüzde modernize ederek faal tutmaya çalıştığı biliniyordu.

İran ordusuna ait bir F-5 savaş uçağı
Uzmanlara göre bu uçakların, modern sistemlerle tehdit edildiği bir savaş ortamında hayatta kalma şansı oldukça düşük. Ancak olayın doğrulanması hâlinde, F-5’in sahip olduğu küçük boyutların hava savunma sistemleri tarafından hedef alınmalarını zorlaştırmış olabileceği düşünülüyor. Analistler; F-5’in mevcut menzilinin Kuveyt’te bulunan üsse saldırı gerçekleştirme ihtimalinin düşük olduğuna dikkat çekerek, olayda kullanılan uçak tipinin karıştırılıyor olabileceğine de vurgu yapıyor.
İran savaş uçağının tespit edilmeden ve durdurulmadan hedefine nasıl ulaşabildiği belirsizliğini koruyor. Saldırının muhtemelen savaşın ilk günlerinde, füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla hava savunmasının zayıflamasından faydalanılarak, son derece özel koşullar altında gerçekleştiği düşünülüyor. İran ordusu benzer bir saldırıyı Katar’da da gerçekleştirmek istemiş olsa da Katar’a ait savaş uçaklarının İran’a ait Su-24 savaş uçaklarını düşürdüğü de daha önce basına yansımıştı.